Yavuz ve Tomambay
Yavuz Sultan Selim ve Tomambay' ın yaptıkları savaştan bir sahne;
Tomambay, Yavuz'un Sina çölünü geçemeyeceğini düşünüp bütün askerlerini, okçularını, hendeklerini ve toplarını o plana göre yerleştirmişti. Tomambay, Yavuz'u sabırsızlıkla beklerken yardımcılarından biri;
- Efendim, Osmanlı gemileri ufukta göründü. yaklaşık 70- 80 kadar.
Tomambay yutkunduktan sonra;
- Çabuk bana kırmızı zırhımı getirin. Kanımın son damlasına kadar buradayım. Ordum benim yaralandığımı görüp kaçmasın, der ve gemileri beklemeye koyulur.
yardımcısı tekrar yanına gelir ve ;
- Efendim o gemiler ticaret gemileri imiş. Yavuz ve ordusu Sinâ Çölü'nü geçip gelmişler ne yapalım acil olarak emirlerinizi bekliyoruz!...
Tomambay bu sefer daha sıklıkla yutkunarak;
- Ne bekliyorsunuz acil olarak bana kahverengi pantolonumu getirin...
Fatih SUltan Mehmet ve Uzun Hasan
Bir gün Uzun Hasan'ın elçisi İstanbul'a gelir. Fatih' e ;
- Hükümdarım sizden, kendisine biraz daha saygılı davranmanızı
rica ediyor. Eğer saygısızlıklarınıza devam ederseniz buraya gelip hesabını soracakmış. Tahtınızı başınıza yıkacakmış.
Fatih Sultan Mehmet şu cevabı verir;
- Hükümdarına söyle buralara kadar zahmet etmesin nasıl olsa ben onun yanına yazın uğrayacağım. O mu elimi öper ben mi onun elini öperim orasını Allah bilir.
( Ve o yılın yazı Fatih, Akkoyunlu hükümdarlığına son verir. )
Bu VATAN Kimin?
BU VATAN KİMİN ? Orhan Şaik GÖKYAY
Bu vatan, toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır;
Bir tarih boyunca, onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir...
Tutuşup: kül olan ocaklarından,
Şahlanıp: köpüren ırmaklarından,
Hudutlarda gaza bayraklarından,
Alnına ışıklar vuranlarındır...
Ardına bakmadan yollara düşen,
Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,
Huduttan hududa yol bulup koşan,
Cepheden cepheyi soranlarındır...
İleri atılıp sellercesine,
Göğsünden vurulup tam ercesine,
Bir gül bahçesine girercesine,
Şu kara toprağa girenlerindir...
Tarihin dilinden düşmez bu destan:
Nehirler gazidir, dağlar kahraman,
Her taşı bir yakut olan bu vatan,
Can verme sırrına erenlerindir...
Gökyay'ım ne yazsan ziyade değil,
Bu sevgi bir kuru ifade değil,
Sencileyin hasmı rüyada değil,
Topun namlısında görenlerindir...